PROUST’U ÇAĞRIŞTIRAN CHALKBOARD

chalkboard2

 

Ben San Francisco ve çevresini İsviçre’ye benzetirim, burası “Amerika’nın İsviçre’sidir” derim.

İkisinde de nüfus azdır, para çoktur…

Biri sırdaş bankacılığı bulmuş, parayı toplamıştır…Öteki high-tech’i icat etmiş, malı götürmüştür !..

İsviçre’de çok güzel göller vardır ama suya girilmez !…San Francisco’da okyanusu seyre doyum olmaz ama denize adım atamazsınız !…

Her iki yerde de gece hayatı zayıftır, akşamları erken yatılır !..

Healdburg, San Francisco’nun kuzeyinde, Sonoma’da sevimli ve varlıklı bir kasaba !..

Şarapçılık buranın öne çıkan zenginlik kaynağı ! Civarda 100 kadar şarap imalathanesi var. Bunlardan bazılarını ben de gezdim. En çok Ferrari’yi beğendim.

Sevimli ve varlıklı Healdburg’de size sözünü edeceğim lokantanın adı Chalkboard…

Châteaux et Relais zincirine bağlı Le Mars otelinin altında…

Sıcak bir  iç alanı ve küçük bir bahçesi var. Biz bahçede oturduk.

Her zaman olduğu gibi önce müşteri profiline göz attım !…

İnsanlar sade ve rahat giyimli, kibar, güleryüzlü idiler…

Pazar öğle yemeğine gittiğimiz için daha çok çocuklu aileler vardı…

Bunların hafta sonu evlerine gelenler mi yoksa burada oturanlar mı olduğunu anlayamadım. Ama yüksek sosyo-kültürel düzeyde oldukları belliydi…Hanımlar jeanlerin, slimfit pantalonların altına Nike’ler, adidas’lar giymişlerdi ama hepsinde saatler, kolyeler, bilezikler dikkati çekecek ölçüde idi. Beyler ve çocuklar da aynı şekilde sade ama zarif ve bakımlı idiler. San Francisco’nun kuzeyinde, Napa Vadisinde ve cıvarında bu bahçeli lokantalar ve düzeyli müşterileri her zaman çok hoşuma gider. Buralarda elinde fotograf makinası, ayağında terlik, poposunda kargo pantalonlu turistler hiç bir zaman yoktur.

Bu bahçeli lokantalar ve keyifle, neşeyle yiyip içen insanlar bana bir zamanların Çeşme’sini hatırlattı. Marcel Proust’un ünlü A La Recherche Du Temps Perdu’sünde olduğu gibi beni aldı, eskilere, çok eskilere götürdü.

Çeşme, İzmir’in sayfiyesidir. Daha doğrusu bir zamanlar öyleydi !..80’li yılların ortalarına kadar orada hafta sonu evi olanlar Cumartesi pazarları sayıları fazla olmayan lokantalara giderdik. Dışardan kimse olmazdı. Herkes birbirini tanırdı. Masadan masaya konuşulur, çocuklar birlikte oynar, keyifle yenilir içilirdi !

80’li yılların ortalarından itibaren Çeşme’nin güzellikleri İstanbullular tarafından keşfedildi ve istila başladı.

Önce lokantaların alıştığımız havası kalmadı. Etrafta bir sürü tanımadık insan oluştu. Kadınlar ve erkekler sade ve rahat olmaktan çok kendilerini başkalarına göstermek için hafta sonu kasabasına hiç yakışmayan giysiler içinde boy göstermeye başladılar ! Kalabalık arttıkça fiyatlar yükselmeye başladı. Ailece keyifle ve ucuza yenen yemekler varlıklı İstanbullu turistlerin istilası sonunda pahalı olmaya başladı.

Bir arkadaşım anlattı : Çoluk çocuk her zaman olduğu gibi ünlü bir istakozcuya gitmişler, her zamanki kadar yiyip içmişler. Ama bu kez çok yüksek gelen hesabı gören arakadaşım hayretler içinde kalmış, garsonu çağırarak takılmış :

“-Karakol nerede burada” ?

“-Ne yapacaksınız karakolu” ?

“-Ne yapacağım, gidip ‘adam soyuyorlar’ diye sizi şikayet edeceğim” !

Arkadaşım ilave etti “Ben şikayet ederken, yanımızdaki kalabalık İstanbullu bir gruptakiler ise ‘aman ne güzel ucuza çıktık’ diyerek eğleniyorlardı. Bir masaya çıkıp oynamadıkları kaldı” !

Lokantalardan sonra evlerin fiyatları arttı. O da yetmedi, Alaçatı gibi iyi korunmuş ( o zamana kadar ‘geri kalmış’ deniliyordu buna), taş evleri olan bir köyde ne kadar boş arsa varsa alındı, “taş ev yapıyoruz” diyerek yapılan berbat evler çok büyük rakkamlara istilacılara pazarlandı.

Bu görgüsüz istila güzeli güzel olmaktan çıkartana kadar devam edeceğe benziyor !

Umarım Healdsburg ve cıvarına kadar gelmez !

chalkboard 3

 

 

BUNLARI DA BEGENEBiLiRSiNiZ

1 Yorum

  • Reply A. Candaş Kasım 12, 2016 at 12:01 pm

    Reha Bey, yazınızı keyfile okudum. Çok içten yazıyor, güzel bilgiler veriyorsunuz.

    Poposunda kargo pantolonlarla gezen fotoğraf makinalı turistler bütçeleri elverdiği ölçüde seyahatlerini gerçekleştiriyorlar. Düzeyli olmadıklarını ima edince biraz alınabilirler gibi geldi:)

  • Cevap Yaz