BUDAPEŞTE HİLTON’A GERİ DÖNÜŞ

hilton

Gundel lokantasında istediğinizi bulamayıp düş kırıklığına uğradıktan sonra otelimize dönerken kulağımıza bir çigan müziği ve kalabalık bir grup tarafından söylenen bir şarkı takılmaz mı ?. Hemen sesin geldiği yöne seyirttik. Küçük bir lokantada insanlar hep beraber çalıp söylüyorlardı.

Neyi ?

Tam da bizim istediğimiz müziği !

Kapıdan baktık, harika bir manzaraydı. “-Yer var mı” diye sorduk, “-Maalesef doluyuz” yanıtı aldık. Eşime “-Hiç üzülme, buraya yarın akşam gelir, dönmeden önceki son gecemizi keyifle geçiririz” dedim.

Ertesi akşam vakitlice ve sevinerek hakiki çigan müziği yapan lokantanın yolunu tuttuk. Tuttuk ve ne yazık ki kapıda şu yazıyla karşı karşıya kaldık : “Pazar günleri kapalıyız” !

Böyle bir talihsizlik olamazdı çünkü şehirdeki bu son akşamımızdı.

Çaresiz otelimize, Budapeşte Hilton’a geri döndük ! Tuna nehrine bakan lokantası Icon’a çöktük. Bizden başka ya bir ya da iki masa daha vardı koca lokantada. Bir köşede çalan piyanist yeni müşteri geldiğini görünce canlandı ve hem çalmaya hem de söylemeye başladı :

“- My way…”!

Sinatra’nın bu unutulmaz şarkısı bize de  Çigan dinlemek için geldiğimiz bu güzel kentte yolumuzun neresi olduğunu işaret ediyordu. Parlamento binasının ışıklarına bakarak yemeğimizi yedikten sonra biz de kendi yolumuzu tuttuk, odamıza girip bir güzel uyuduk.

hilton budapest2

 

BUNLARI DA BEGENEBiLiRSiNiZ

Yorum Yok

Cevap Yaz