BLUE HILL’DE MAITRE D ZARAFETİ

blue hill3

 

Blue Hill At Stone Barns adlı lokanta New York’un kuzeyinde…

Önce Manhattan’dan konforsuz bir trenle yakındaki bir köye geliyorsunuz. Oradan taksiyle lokantaya ulaşıyorsunuz. Bu yaklaşık birbuçuk saatinizi alıyor.

Ya da arabayla geliyorsunuz. Bu da trafiğin durumuna göre aynı zaman kaybına neden oluyor.

Buna değiyor mu ?

Kesinlikle evet !

Lokanta, eskiden Rockefeller’e ait olan bir büyük çiftliği içinde…Kompleks şimdilerde Stone Barns Center For Food and Agriculture olarak anılıyor.

Kompleksin içindeki Blue Hill adlı lokanta (Bir Blue Hill de Manhattan’da var, karıştırmayın) 2004’de açılmış. Biz ilk önce yanılmıyorsam 2008’de gittik. O zaman aynı Eleven Mad için yapmış olduğum kehaneti tekrarlamış ve “Burası ilerde çok ünlenecek” demiştim.

İkisi de beni yanıltmadı !

Blue Hill at Stone Barns şimdi dünyanın en iyi lokantaları arasında yer alıyor.

Büyük bir ana salon…Araları mesafeli masalar…Rahat koltuklar…

Özel olarak dizayn edilmiş tabaklar…Cipslerin konduğu heykelcikler…Herşey çok zarif ve özel !

Servis de öyle !

Kibar ve ekibine hakim bir Maitre D’Hotel…İnsanı hiç rahatsız etmeden hizmet sunan bilgili garsonlar…

Tabii esas hüner yemeklerde !…

Pişirilecek ürünlerin çoğu çiftlikten geliyor… Taptaze ve organik…

Otlar, sebzeler, meyveler…Domatesler…Yumurtalar…

Tabii etler de…Çiftlikteki kazlardan, ördeklerden, domuzlardan, tavuklardan…

O gün bahçeden ne toplamışlar, kümesten ne çıkarmışlarsa menüyü onlar belirliyor. Siz değil !

Size sadece herhangi bir gıdaya allerjiniz olup olmadığı soruluyor, gerisini onlara bırakıyorsunuz.

Önünüze ne koyarlarsa onu yiyorsunuz !

Ama nasıl yeme ! Tabakları sıyırırcasına !…

Ürünlerin tümü taptaze, pişirenler de Dan Barber’ın gözetiminde çok hünerli eller olunca ortaya gerçek anlamda bir ziyafet çıkıyor !

Bizim ikinci gidişimizde, yanılmıyorsam 2009 veya 10’du, masaya oturup günün sürprizlerini beklerken Maitre D’ye :

“-Geçen gelişimizde önden bir ‘hoşgeldin kokteyli’ ikram etmiştiniz. Şimdi kaldırdınız mı bunu ?

“- Sir yanılıyor olmalı, öyle bir servisimiz hiç olmadı” !

Allah allah, ben şampanya ya da köpüklü şarap içtiğimizi hatırlıyorum oysa.

Sesimi çıkartmadım ama yemeğe bir düş kırıklığı ile başladığımı itiraf edeyim.

Neyse herşey çok iyi gitti, lezzetli ve keyifli bir yemek yedik.

Yemeğin sonuna doğru oğluma New York’tan bir telefon geldi ! Lokanta sahibi bir arkadaşı tatlı ile birlikte Chateau d’Yquem içmemizi önerdi.

Oğlum, bu tatlı şarabının küçük şişesi ile uçakla gidiş dönüş Londra yapılabileceğini ihtar etti !

Aldırmadım ! “Kadehle içeriz” diyerek sipariş verdim !

Yemeğin başında hafif yollu bir “hoşgeldin kokteyli” tartışması yaptığım Maitre D, küçük bir şişe d’Yquem’i bizzat kendisi getirdi, servis yaparken, eşim :

“Ben almam, bana fazla gelir” dedi. Gelinim de gelin-kaynana dayanışması içinde bir mazeret üreterek aile bütçesine katkı sağlamayı tercih etti. Biz oğlumla oralı olmadık. Şu kadınlar olmasa aile bütçeleri nasıl denkleşebilir, hep merak ettiğim bir konudur benim !

Neyse birer yudum aldık. Maitre D sordu :

“-Nasıl buldunuz” ?

“-Kendimizi kaybedecek kadar mükemmel” dedim sanki şaraptan anlarmışım gibi !

Maitre D, memnun, şarap şişesini masanın üzerinde bırakarak uzaklaştı.

Biz tabii şarabı mükemmel bulmuştuk ama ikinci kadehi içmek New York’a otostopla dönmemizi gerektirebilirdi. Ciğere bakan kediler gibi iç geçirirken bizi uzaktan göz ucuyla izleyen Maitre D geldi ve küçük şişenin geride kalan kısmını kadehlerimize dolduruverdi !

Masadan ayrılırken de iki yudumluk kadehi 50 dolardan az olmayan bu d’Yquem’in gerisinin kendi ikramı olduğunu oğlumun kulağına “-Canım nasıl olsa bu şişe bir şekilde kaybolmayacak mıydı” diye fısıldamasın mı ?

Eşimle gelinim bile bu fırsatı kaçırmadılar !

“Hoşgeldin kokteyli” yerine ondan çok daha pahalı bir “güle güle ikramı” yapmışlardı bize.

Hiç kimse ve hiç bir kurum durduk yerde diğerlerinin önüne geçmiyor !

Sanatçı için de bu böyle…

Doktor için de…

Lokanta için de !..

Her başarının bir nedeni var !

blue hill 3

BUNLARI DA BEGENEBiLiRSiNiZ

Yorum Yok

Cevap Yaz